Genel

Deniz’i Asmışlar

6 Mayıs 1972 sabahı babamın anneme acıdan gerilmiş yüz hatlarıyla “Denizi asmışlar!” dediğine tanıklık ediyordum. Küçücüktüm ve kalbim acımıştı. Migreni tutmuştu ve annem içine patates dilimlediği bezi telaşla babamın alnına sarmaya çalışıyordu. Biricik babamı birileri üzmüştü. Kimdi bu kötü adamlar ki babacığıma bunu yapmışlar, günlerdir evimizde konuşulan Deniz'i ondan koparmışlardı. O yaşlarda kim olduğunu bilmediğim… Okumaya devam et Deniz’i Asmışlar

Genel

umudu dürtmek, umutsuzluğu yatıştırmak

Bütün plânlar suya düştü. Gidilecek yerler, gezilecek müzeler, edilecek sohbetler, kutlanacak doğum günleri, düğünler, hasta ziyaretleri, kahve muhabbetleri... İnsanlık her sabah koşar adım telaşla çıktığı evlerden çık(a)maz oldu. Birdenbire boşaldı sokaklar dünyanın en güzel kentlerinde. Champs-Elysees( Şanzelize) bomboş ve Eyfel'in boynu bükük, Pisa Kulesi kederinden daha yamuk. Tac Mahal'in rengi daha soluk, Times meydanının ekranları sönük,… Okumaya devam et umudu dürtmek, umutsuzluğu yatıştırmak

Genel

Lan Kardaş Bu Nasıl Yara*

Toplumun değer yargıları sonucu oluşturduğumuz kimliklerde ne kadar "ben" olabildiğimiz şüpheli elbette... En dirençli bünyelerde bile varoluşumuz, başkalarının ve bizden öncekilerin yaşadıkları ve yaşama doğal bir miras gibi bıraktıkları yargıların yontusu, bu bilimsel bir gerçek neredeyse. Çağımız dünyası öyle bir pazara dönüştü ki şimdilerde kararlarımız ve dolayısıyla kimliğimiz bütünüyle başkalarının elinde. Biz artık bu pazarda… Okumaya devam et Lan Kardaş Bu Nasıl Yara*

Genel

Patates Kıtlığı (Gorta Mor- Büyük Açlık)

Boston ve Cambridge aralarından Charles nehri geçen ve çok güzel köprülerle birbirine bağlanan iki şehir. İkisi de pek çok yabancı şehir gibi sanatı sokaklarına, duraklarına, binalarına ustalıkla yerleştirmiş. Bu yazı; Cambridge Common olarak bilinen parkta yer alan, karşılaşıldığında insanı hayli hüzünlendiren ve öyküsü İrlanda'ya uzanan karanlık bir olayın anısına yapılmış bir heykelin düşündürdüklerine dair... Heykele… Okumaya devam et Patates Kıtlığı (Gorta Mor- Büyük Açlık)

Genel

Bir Gönül Ağrı’sı

Düş ile gerçek arasında gittim geldim. Tatvan, Bitlis, Van, Ağrı... Yol ilerledikçe masallara karıştım. Tamara'dan Gülbahar'a aşk harmanında zamanla yarıştım. Muradiye'de yundum arındım şehirli yanlarımdan; İshakpaşa zindanlarında bir tutam saç için attım kendimi uçurumlardan. Bir eski zaman eşkıyasıydı kalbim oralarda, zenginden alıp yoksula dağıttım. Dengbejlerin sesi kulaklarımda, o toprakların  yalnızlığına ağıtlar yaktım. Bin bir çiçek… Okumaya devam et Bir Gönül Ağrı’sı

Genel

geçse de yolumuz bozkırlardan denizlere çıkar sokaklar*

Tüzüğünde amacını; " Türkiye'nin ulusal tam bağımsızlığı ve Türk halkının her türlü sömürüden uzak olarak en ileri uygarlık düzeyine ulaşması için, Atatürk Devrimi doğrultusunda elinden gelen katkılarda bulunmaktır."şeklinde açıklayan Devrimci Hukuklular Örgütünü kuran gencecik bir adam faşist bir yargılamayla koparılmışsa halkından, hukuk sisteminin adil oluşundan değil sözlüğün bütün anlamlarını içererek "adi" oluşundan söz edilebilir ancak… Okumaya devam et geçse de yolumuz bozkırlardan denizlere çıkar sokaklar*

Genel

“ayrılınca adını aşk koyduğumuz o şey”: Mardin*

Öğrenme, görme, hissetme, içine çekme açlığı... Geziseverlerin terbiye edemediği bu açlıktır yollara düşüren her defasında yeniden onları. Biz kırk beş kadın dizginleyemediğimiz bu açlıkla kendimizi Mardin havaalanında bulduk bir öğle vakti. Yeşil deniz... Gölgeli dar sokaklar... Sokakları bağlayan abbaralar... Ovaya bakan mağrur evler... Tepenize yıldız serpen avlular... Eski Mardin... Murathan Mungan'ın kitabı Paranın Cinleri'ni okuduğum… Okumaya devam et “ayrılınca adını aşk koyduğumuz o şey”: Mardin*

Genel

Prusia*

Bir kadehten arta kalan parmak izi hayat Uzak egzozlar pişmanlıklar pompalar Gözlere sığmaz radyasyonlu bulutlar Kırmızı bir levhadır asılır vücutlara Gece yarıları rast gele sarılır rujlu kırmızılıklara Kim bilir kaç cama yapıştırılmış Bir kiralık yazısı bu kent Üç beş rakamlı bir özet Dağa utançla bakan bir çınar Tarihçinin bile unuttuğu bir avuç kar Kaç ömür… Okumaya devam et Prusia*

Genel

Biraz oyalanabilir misiniz

"İnsanlar birbirini görmüyorlar. Çöldeler, hepsinin elinde bir kaktüs. Yürüyorlar ama ne aradıklarını bilmiyorlar, kaktüsü bir yere koymak istiyorlar ama yapamıyorlar." Tıpkı kitabın* yazarı gibi o kaktüsün göğsümde yarattığı acıyı hissettim ben de yazıyı okurken. Son yıllarda hızlanan zamana ayak uydurmaya çalışırken her gün aynı anlamsız koşturma içinde gittikçe çölleşen bir dünya yaratıyor insanoğlu kendisine gerçekten… Okumaya devam et Biraz oyalanabilir misiniz

Genel

Sisyphus’un yüküdür taşıdığımız

Bilindik bir söylence... Bir çok farklı anlatımlarından ortak noktaları özetlersek: Sisyphus, Asopos'un kızını kaçıran Zeus'u ele verince cezalandırılır. Ancak kurnaz Sisyphus ölüm tanrısı Thanatos’u bağlayıp kaçar. Bu kaçış düzeni bozmuştur ve onun ölümden kurtuluşu diğerlerine de ölümsüzlük getirmiştir. Tanrı Hades bu duruma bozulup şikâyet edince Zeus, Sisyphus'u yeniden yakalatır  ve yeraltı dünyasına hapseder. Kurnaz Sisyphus… Okumaya devam et Sisyphus’un yüküdür taşıdığımız